Çoğu kişi implant yaptırmanın pahalı bir tedavi olduğunu düşünür ancak uzun zamana göre ele alındıklarında implant tedavisi bütçe için oldukça uygun ve tasarruflu bir tedavidir çünkü diğer tedavilere göre çok uzun süre boyunca kullanılabilmektedir.Herhangi bir komplikasyon gelişmediği sürece ömür boyu kullanılması mümkündür.

   Tel tedavisi, günümüzde dişlerin ve iskelet yapısının fonksiyonunu düzeltmek için başarı ile uygulanmaktadır. İskeletsel problemlerin cerrahi yapılmadan düzeltilebilmesi için bireylerin büyümesinin devam ediyor olması gerekmektedir, ancak dişsel bozuklukların ortodontik tedavisinde herhangi bir yaş sınırı bulunmamaktadır.

   Tek veya çoklu diş kayıplarında dental implantlar sizin ihtiyacınız olan tedavi şekli olabilir. Bu tedavi şeklinin pek çok avantajı bulunmaktadır. Bunlardan bazıları ise;

   Tek diş eksikliğinde köprü sistemi genellikle eksik dişin önündeki ve arkasındaki dişlerin küçültülmesi ile gerçekleştirlir. Dental implant tedavisinde bu dişlerin küçültülmesi ve gereksiz doku kaybetmesi engellenmiş olur

   Çene kemikleri diş kaybedildiğinde rezorbe olmaya yani boyutsal hacim kaybı yaşamaya başlar. Bu kaybın en belirgin ve hızlı olduğu dönem çekimi takiben ilk 1 yıl olmaktadır. Çekim yapılan bölgeye implant yerleştirilmesi kemik kaybını engellemektedir.

   Dental implantlar uygun bir bölgeye uygulandıklarında başarı oranları yüksektir, son yıllarda yapılan çalışmalar doğru uygulandıklarında dental implantlardaki başarı oranının %97-%98 seviyelerinde olduklarını göstermiştir.

   Yaşlı bireylerde ağızda diş kalmadığında alt ve üst çenede kemik kaybı maksimum seviyeye ulaşmaktadır ve bu da kullandıkları hareketli tam protezlerin kullanılmasını zorlaştırır. Dental implant kullanımı ile hastaların konforu ve protezlerin foksiyonel kapasitesi büyük oranda arttırılabilir.

   Dental implant diş eksikliklerinde üzerine protez diş yapmak amacıyla kullanılan genellikle titanyum malzemesinden oluşan vida sistemidir. Çene kemiğine yerleştirilen dental implantlar dişlerin kökü gibi görev yapmaktadırlar. Tek diş eksikliklerinde, komşu sağlam dişlere dokunulmadan eksik dişi tamamlamak mümkün olabildiği gibi çoklu diş eksikliklerinde hareketli protez yerine sabit protezler kullanabilmek dental implantlar sayesinde mümkündür. Tam dişsizlik durumlarında özellikle alt çenede kullanımı zor olan, ağızdan sürekli çıkmaya eğilimli hareketli protezleri implantlar sayesinde sabitlemek veya stabilizasyonunu arttırmak mümkündür.

   Halk arasında bilinenin aksine implant operasyonu sırasında lokal anestezi kullanıldığından ağrı hissedilmez. Operasyon sonrasında hastalar gündelik hayatlarına devam edebilmektedirler ve ağrı kesicilerin de düzenli kullanımıyla minimal rahatsızlık duyulur.

   Diş hassasiyeti oldukça yaygın görülen bir sorundur. Dişlerin problemleri devamında ortaya çıkar. Bu problem genelde 20-50 yaş aralığında görülür. Diş hassasiyeti mine dokusunun altında bulunan dentinin açığa çıkması veya  çürük oluşması gibi durumlarda oluşabilmektedir.

Diş hassasiyetinin tedavisi varmıdır ?

   Diş hassasiyeti genellikle hassas dişlere sıcak, soğuk, tatlı gibi uyaranların teması ile şiddetlenmektedir. Diş hassasiyeti tedavisinde dentin tübüllerini tıkayıcı veya diş içindeki sinirleri hissizleştiren çeşitli malzemeler kullanılmaktadır.

   Bir çok birey için gülüşün güzel olarak algılanmasında, diş ve çevre yapılarının formu ve simetrisi kadar dişlerin beyaz gözükmeleride önemlidir. Diş beyazlatma işlemi hekim kontrolünde olduğu sürece zararlı değildir ancak tedavi bitiminde 1 haftadan uzun sürmeyen diş hassasiyeti görülebilmektedir ve hastalar tedavi sonrası 2 hafta boyunca dişleri renklendirme potansiyeli olan; kahve, şarap, sigara gibi tüketimlerden mümkün olduğunca kaçınmalıdır.

   Ağız kokusu bireyleri günlük yaşamında rahatsız eder ve sosyal ilişkileri negatif yönde etkileyebilir.

   Ağız kokusu genellikle dişler, dil ve diş eti gibi ağız içi dokuların üzerinde anaerobik bakteri birikimi sonrasında görülür. Ayrıca uyumsuz protezler, dişlerdeki çürükler, ağız dokularında enfeksiyon ve mide problemleride ağız kokusuna sebep olabilmektedir.

Ağız kokusundan kurtulabilirmiyim ?

   Ağız kokusundan kurtulmak için öncelikle problemin kaynağı belirlenmelidir. Kaynaktaki sorun çözülürse ağız kokusu çok büyük oranda geçmektedir. Problemin kaynağını belirlemekteki en iyi yöntem ise hekiminize danışmaktır.

   Diastema genellikle ön dişlerde görülen iki yada daha fazla diş arasındaki açıklıktır. Hem çene hem dişleri ilgilendiren bir durum olan diastemanın birçok sebebi vardır. En yaygın görülen sebeplerinden biri; diş boyutlarının çeneye göre küçük olmasıdır. Ön dişlerde eksiklik olması ya da dişeti ameliyatları da diş aralanmalarına sebep olabilir.

Diastema tedavi yöntemleri

   Diş arası boşlukları estetik açıdan en rahatsız edici durumlardan biridir ve kişiler konuşurken bazı güçlükler ile karşılaşabilirler. Bu dişler arası boşluklardan ses gelebileceği gibi dilin dişler arasına girerek zarar görebilme ihtimali de bulunmaktadır. Dilin sürekli boşluğa gelmesi zamanla dişlerin arasının açılmasına neden olur ve görüntü anlamında da rahatsızlık duymaya başlanır.

Diş arası boşluklarının kapatılması için gerçekleştirilen tedavi yöntemleri nelerdir?

   Kompozit Vener: Diş aralarını kapatmak için uygulanan birçok yöntem arasında uygulaması en pratik ve yaygın olanı kompozit uygulamalardır. Dişler arasında görülen çok aşırı olmayan boşluklar kompozit dolgu materyalleri ile düzeltilebilir. Tek seansta uygulanabilen bir yöntemdir. Kompozit dolgu uygulaması yapıldıktan sonra hastaların diş bakımına çok dikkat etmesi gerekir. Özellikle uygulamadan sonraki birkaç gün çay kahve tüketimini azaltılmalıdır.

   Porselen Lamina: Çok ileri olmayan kapanış bozukluklarında porselen laminalar ile diş aralıkları kapatılabilir. Dişlerin kesilmeden sadece ön yüzlerinin 0.3-0.7 mm inceltilerek, yapıldığı sağlam diş dokusunun en az kaybedildiği yöntemdir. Bu inceltilen alana porselen diş laminaları yapıştırılır. 2-3 seansta tedavi tamamlanmaktadır.

   Ortodontik Tedavi + Porselen Lamina: Orta derecedeki kapanış bozukluğu olan kişilerde kısa süreli ortodontik tedavi ile lamina uygulamaları kombine edilebilir. Böylece tedavi süresi kısalabilir

   Ortodontik Tedavi: İleri derecedeki kapanış bozukluğu olan kişilerde ortodontik tedaviler gerekebilir. Bazı kapanış bozukluklarında çene ameliyatı da gerekebilir. Kalıcı bir çözümdür; fakat tedavi süreci uzun olabilir.

   Günümüzde dünya çapındaki pek çok ünlü insan gülüş tasarımı ve estetiği yaptırmaktadır. Bu sebeple gülüş tasarımı denince akla ünlü insanlar ve Hollywood gelmektedir ve zamanla artık gülüş tasarımı demek yerine artık halk dilinde Hollywood gülüşü denebilmektedir.

Hollywood Gülüşü’ne sahip olmak için gerçekleştirilen işlemler nelerdir?

   Porselen vener: Diş yüzeylerinin çok hafif aşındırılarak, dişlerin ön kısımlarına uygulanan yaprak porselen kaplamadır. Porselen Vener, çarpık, aralıklı, kırık, küçük ve sarı renk gibi estetik bir görüntüye sahip olmayan dişler için gerçekleştirilen bir uygulamadır. Kısa sürede gerçekleştirilebilen işlemdir ve diş dokusuna en az müdahale bu yöntemde gerçekleştirilir. Bu sayede diş yapısının korunması sağlanmaktadır. Işık geçirme özelliği sayesinde doğal dişlerden ayırt edilmez ve renk değiştirmezler.

Diş beyazlatma: Güzel bir gülüş için ihtiyaç duyduğumuz en önemli detaylardan biri de beyaz dişlerdir. Beyaz dişler evrimsel olarak sağlıklı bir birey görünümü yarattıkları içinde çoğu insana çekici gelmektedir. Diş hekiminiz tarafından belirlenecek yöntemle diş beyazlatma işlemi uygulanabilir. İhtiyaca göre evde ya da diş hekiminizin uygulayacağı işlemlerle ofiste diş beyazlatma işlemi de gerçekleştirilir.

İmplant tedavisi: gülüş estetiğini bozan diş kayıpları varsa bunlar implant tedavisiyle giderilebilir.

Hollywood Smile gülüş tasarımı ile bireylerin estetik, simetrik ve beyaz dişlere kavuşması sağlanır, dişlerinizde ve diş etlerinizde sağlıklı bir görünüm elde edilir. Gülüş tasarımında, doğru bir ağız kapanışı ve yarım ay veya ay şeklinde gülümseme hattıyla daha enerjik, çekici ve genç bir görünüm hedeflenir.

   Dişler, diş eti, dudaklar gibi bir takım estetik kriterlerin birbiriyle olan ilişkisinin yorumlandığı ve detaylı estetik analizleri kapsayan, gülüş şeklinin değerlendirilmesidir.

Gülüş estetiğinde önemli faktörler nelerdir?

   Dudak seviyesi, dişlerin boyları, diş eti seviyesi, diş rengi, diş dizimi, güldüğümüz zaman dudak ve dişlerin uyumu ve gülme hattı gibi faktörlerin tek tek ve birbirleri ile olan uyumu estetik gülüş analizinin yapılmasında çok büyük önem taşır.

Gülüş tasarımı nasıl yapılır ?

   Gülüş tasarımı yapılırken dişlerin oluşturduğu bölgenin estetiği (beyaz estetik) ve dişetlerinin oluşturduğu bölgenin estetiği (pembe estetik) ve diş-dişeti-dudaklar-yüz ölçüleri oranları değerlendirilir. Bu amaçla öncelikle fotoğraf üzerinde dişetlerinin hangi seviyede olması gerektiği, hangi dişlerin tasarıma dahil edileceği yorumlanır. 

  Sonrasında dişlerin diş-dişeti-kemik seviyeleri klinik ve radyografik olarak incelenir. Daha sonra tedavi planı netleştirilir ve hastada kabul ederse uygulanır.

Tedavi Süresinin Zaman Dilimi Nedir?

   Tedavi süresi hastanın diş şikayeti ağız yapısına göre tek gün içerisinde ya da 2-15 gün arasında değişiklik gösterebilir.

 

   Diş kaplamaları genellikle porselen kaplama şeklinde uygulanır. Diş kaplamaları ikiye ayrılır bunlar metal destekli ve metal desteksizdir. Daha estetik bir gülüş isteyen bireyler için diş hekimleri de daha estetik tedavi yaklaşımları içersindedirler. Bu estetik ihtiyaçlar, diş hekimliğinde daha estetik bir yaklaşım olan zirkonyum alt yapılı protezlerin kullanılmasını gündeme getirmektedir. Diş yapımında kullanılmakta olan ve beyaz renkli bir malzeme olan zirkonyum, saf mineral hali yerine zirkonya seramiği haline dönüştürülüp kullanılarak özel fırınlarda işlenmektedir. Zirkonyum diş kaplama, metal desteksiz kaplamalar grubundan olup, metal destekli kaplamalara kıyasla daha doğal bir görünüm sunar.

Zirkonyum diş kaplamanın avantajları nelerdir?

  Doğal dişler; renk tonu, rengin parlaklığı ve rengin doygunluğu ve translusensi(ışık geçirme) konusunda çeşitli özelliklere sahip oldukları için insan gözüne doğal ve estetik gelmektedirler. Metal destekli protezler ise buözelliklerden translusensiyi sağlayamaz ve doğal diş kadar mükemmel bir estetiğe sahip değillerdir. Zirkonyumun en büyük avantajı translusensiyi sağlayarak doğal diş estetiğine çok daha yakın bir görünüm sergilemesidir.

  Biyolojik uyum; zirkonyum dişlerin biyolojik uyumu mükemmele yakındır ve hastalar tarafından uzun yıllar kullanılabilmektedirler.

  Dayanıklılık; Zirkonyum dayanıklılığı sayesinde metal altyapı kullanılmayan protezlerde çığır açmıştır ve hekimler tarafından güvenle kullanılmaktadır.

Sitemizde paylaştığımız bilgiler sadece ziyaretçilerimize fikir verme amaçlı olup hekim muayanesi ve konsultasyonuyla kıyaslanmaması gerektiğini hatırlatmak isteriz. Tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.


Pill Digital